BU KADAR BENZERLİK TESADÜF OLAMAZ..!

BU KADAR BENZERLİK TESADÜF OLAMAZ..!
Yayınlama: 12.03.2026
Düzenleme: 12.03.2026
933
A+
A-

Ezine Belediyesinden istifa ederek “ Zeytin Sızısı” adlı kitabı kaleme alan Harita Mühendisi Seyfettin Demirkıran, Çanakkale gündemini sarsmaya devam ediyor.

Yazar, romanın hayal ürünü olduğunu belirterek kendini korumaya alsa da özellikle Ezine bölgesinden yazılanların gerçek olduğuna dair bilgi, belge ve fotoğraflarla desteklenen ihbarlar yağıyor. 

Çanakkale Özel Haber, kitapta anlatılanlarla gerçekte yaşananlar arasındaki benzerlikleri tek tek mercek altına aldı. İşte kaçak yalı, imara açılan zeytinlik, belediye ekiplerinin müdahalesi ve medya üzerinden algı operasyonu…

 

 

KAÇAK YALI…

Kitabın ana karakteri Mimar Serkan, sahil bölgesinde yaptığı denetimde denize sıfır olarak yapılmış, Yunan adalarına kadar manzarası olan ve yalıyı andıran kaçak bir bina tespit eder.

Sayfa 34…“Herkesi kıskandıracak güzellikte ki bu yerde inşaat nasıl olmuştu. Nasıl olmuştu da ceza kesilip, yıkılmamıştı. Bu kadar güzel konuma sahip bir bina başkan beyin gözünden kaçmış olamazdı. Mutlaka bir ilişkisi vardı.”

Sayfa 35… “Hemen Tapu Kütüğüne baktı, kaçak yapı olduğu ve yıkılması gerektiği bilgisi şerh edilmişti. Ama bir şey daha dikkatini çekti. Binanın sahibi yeni el değiştirmişti. Yeni sahibi kimdi?”

Sayfa 36… “Bölgede bulunan birkaç yapı için yıkım kararı alınmıştı. Başkan beyin gözü Serkan’ın sahilde yapılmış yalı için çektiği resimlere takıldı. –Bunu nereden çıkardınız? Kim dedi sana yıkın diye? Burası benim akrabamın yeri, burayı yıkmayacaksınız! Ama diğerlerini yıkın.”

Sayfa 179… “Serkan’ın öğrendiğine göre Erkan Urfalı, komşu belde başkanının yakın arkadaşıydı. Başkan beyinde orada denize sıfır yalısı vardı. Acaba yalı kaçaktı da bu işlemler karşılığında yıkılmasın, göz yumulsun pazarlığı mı dönüyordu?”

“Nitekim başkan bey yalıyı aldıktan sonra boya badanayla kalmamış kolon kiriş gibi taşıyıcı sistemleri bile yeniden inşa ettirmiş, komşu beldeden izin almamış, harç-vergi ödememişti. Dosyada ki kirli ilişkiler gün geçtikçe belirginleşiyordu.”

 

 

YALI DEĞİL SANKİ PİRAMİD…

Kitapta konu edilen başkana ait kaçak yalının, Ezine Belediye Başkanı Güray Yüksel’in oturduğu Geyikli Beldesine bağlı Dalyan mevkiindeki yalı olduğu iddia ediliyor. Kitapta anlatılan yalı ile Başkan Yüksel’in yalısının gerek konumu, gerekse özelliklerinin birebir benzemesi ise dikkat çekiyor.

Güray Yüksel’in oturduğu Dalyan köyünde ki yalının kendisine mi yoksa bir akrabasına mı ait olduğu bilinmiyor. Ancak asıl merak edilen, ormanın derinliğinden kumsala kadar denizin içine uzanan ve adeta görkemli antik bir piramidi andıran bu devasa lüks taş yapı, denetimden geçmeden nasıl yükseldi ve bir şekilde yasallaştırılmışsa dahi gerekli izin ve ruhsatları kim, nasıl verdi.

Çünkü sadece fotoğraflarda görünen haliyle bile ormandan denize uzanan ve halka ait olan kumsalı dahi işgal eden böyle bir yapının yasal mevzuatlara uygun olarak inşa edilmiş olmasının mümkün olmadığı anlaşılıyor. Yıkılması gereken mevcut kaçak bir yapının bulunduğu alana tadilat adı altında yeniden inşa edildiği ileri sürülen yalıya, sonradan ruhsat alınmış dahi olsa bunun nasıl mümkün olduğu akılları kurcalıyor.

 

 

ZEYTİN KATLİAMI…

Kitabın ana temasını, imar rantı uğruna zeytin ağaçlarının kanunsuzca kesilmesi oluşturuyor. Hikayede, Zeytin Koruma Kanunu kapsamındaki deniz manzaralı değerli zeytinlik arazi, bağış adı altında verilen 1 milyon doların ardından bakanlıklardan onay alınmadan ticari alan gibi gösterilerek lüks villalar için imar rantına kurban ediliyor.

Kitapta Sazaklı olarak anlatılan yerin gerçekte Ezine Tavaklı olduğu ve belediye mücavir alanı içersinde kalan bir zeytinlik arazinin hukuka aykırı imara açılarak içindeki ağaçların izinsiz kesildiği ileri sürülüyor. Kitapta anlatılan arazi olduğu iddia edilen zeytinliğin eski ve yeni uydu fotoğrafları ise yürek sızlatıyor. Ezine’de ki söz konusu arazi için benzer şekilde hukuk mücadelesi başlatıldığı ve davanın devam ettiği ileri sürüldü.

 

 

BELEDİYE EKİPLERİNİN MÜDAHALESİ…

Demirkıran’ın kitabının bir bölümünde zeytin ağaçlarının katledilmesini protesto eden halk “Zeytinlere Özgürlük” yürüyüşü düzenler. Gösteriden rahatsız olan Belediye Başkanı insanların dağıtılmasını ister. Ancak güvenlik güçleri barışçıl sloganlar atıldığını ve yasalara uygun olduğunu söyleyerek kabul etmez. Bunun üzerine başkan zabıta ve itfaiye ekiplerini halkın dağıtmaları için üzerlerine yollar.

2025 yılının Nisan ayında Ezine’de yaşanan benzer bir olayda, cezaevinde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’na özgürlük isteyen CHP’liler, ilçede stant açarak imza kampanyası başlatmışlardı.

Ancak standı kaldırmak için müdahale eden Ezine Belediyesi zabıta ve itfaiye ekipleri ile partililer arasında arbede yaşanmış ve ulusal basına yansıyan istenmeyen görüntüler Türkiye gündemine girmişti.

 

 

MEDYA ÜZERİNDEN OPERASYON…

Zeytin Sızısı romanının ana karakterlerinden olan biri olan belediye başkanının bazı gazetecilerle kurduğu menfaat ilişkisi üzerinden yönettiği algı operasyonları ve itibar suikastları da konu ediliyor.

Sayfa 164… “Aklına bölgenin önde gelen gazetecileriyle bir toplantı yapmak geldi. Onlara, -İstediğim gibi yayın yaparsanız maddi ve manevi destek olurum, demişti.”

Sayfa 165… “Toplantıdan sonra bölgenin en çok takipçisi olan yerel gazetecisi başkan beyden randevu istedi. Görüşmede maliyetlerin yüksekliğinden, yayın ve reklam gelirlerinin giderleri karşılamamasından dert yandı.”

“Sayın abim dedi başkan, -Geçen toplantıda anlattım. Bizi destekleyen yayın ve haber yaparsanız bu sorunlarınız ortadan kalkar.”

“Karşılıklı mesajlar alınmıştı. Başkan bey lehte algı oluşturacak her şeyi gazeteye aktaracak, gazetenin sosyal medya hesabından da duyurulacaktı. Aleyhte bir haber çıktığında ise -Muhaliflere de denetleme var, diye yazılacak, böylece kamuoyu yönlendirilecekti.

Sayfa 166… “Başkan bey gazeteci arkadaşını çağırmıştı. O gelene kadar muhalif belediyelerin de denetleneceğine dair bir haber yaptırmak istiyordu.”

“Muhalif vilayet beldelerine de müfettiş gelecek. Bunun haberini bir hafta boyunca yayınla. Bu ayki bütün masraflar benden.”

Sayfa 167… “Vilayette en çok takip edilen gazetenin manşetinde muhalif belde başkanlıkları hakkında şikayetler olduğu, bakanlığın yeni müfettiş heyeti görevlendirdiği, belediyelerin meclis ve encümen kararlarının denetleneceği yazıyordu. Bir hafta boyunca aralıklarla bu haber canlı tutuldu. Truva’da ki usulsüz konut satışları vatandaşın gündeminden yavaş yavaş düştü.

 

 

HERŞEY KİTAPTA YAZDIĞI GİBİ…

Kitaba konu olan bu hayali haberin 2024 yıkının Kasım ayında Çanakkale’de gerçek olduğu ortaya çıktı.

Yerel bir gazetecinin, haber sitesi ve sosyal medya hesaplarından ;“İçişleri Bakanlığı Müfettişleri Çanakkale’ye Geliyor” başlığıyla son dakika haberi geçtiği ve tekrarlayarak yayınladığı öğrenildi.

Söz konusu haberde, müfettişlerin Çanakkale ve ilçelerinde ki bazı belediyeler ile birçok kurumu inceleyeceği, belediye meclisi ve komisyon kararlarının mercek altına alınacağı, taşınmazların yok pahasına satılarak kamu zararı oluşması konusunun ise ayrı bir teftiş kurulunca inceleceği yazıyordu.

https://canakkaleozelhaber.com/pis-kokular-hangi-belediyeden-yukseliyor/48614/

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

betnis giriş
betnis
yakabet giriş