Milletvekili danışmanı tarafından belediyeye yerleştirilen idealist bir mimar.
Siyasi gücünü bakandan sonra ikinci adam konumunda olan Ankara’da ki üst düzey “Abi”sinden alan genç ama köylü kurnazı bir belediye başkanı.
Ve onun etrafında, yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet, imar rantı, zeytin katliamı, baskı, tehdit, şantaj ve daha pek çok suçun döndüğü kirli bir çıkar çarkı.
Bir yanda siyasi güç zehirlenmesi yaşayan, gözü para hırsıyla kararmış yozlaşmış istemin başında ki bir başkan, diğer yanda itiraz edenlerin yalnızlaştırıldığı, tehditle susturulan ve şantajla uzaklaştırılan çarpık düzen içersinde ki bastırılmış vicdanlar…
Çanakkale’de eski bir belediye çalışanı öyle bir kitap yazdı ki adeta yer yerinden oynadı. Yazar her ne kadar tamamen hayal ürünü dese de edebiyatçılara göre roman olarak tanımlanan bu kitap, başta siyasi figürler olmak üzere pek çok kişiye göre itirafname değerinde yaşanmış gerçekliğin ta kendisi.
Şimdi Çanakkale’de herkes yok satan bu kitabı arıyor, her yerde bu romanı konuşuyor.

BİR KİTAP YAZDI ORTALIK KARIŞTI…
Problemli birçok imar dosyasını çözmesi nedeniyle işinde son derece başarılı bir memur olarak tanınan Harita Mühendisi Seyfettin Demirkıran, bir süre önce ardında pek çok soru işareti bırakarak Ezine Belediyesinde ki işinden istifa ederek ayrıldı.
Ani bir kararla kariyerine edebiyatçı olarak devam etme kararı alan Demirkıran, ilk kitabı olan “Gölgede Kalanlar: Zeytin Sızısı” adlı romanını yazarak Ocak 2026 tarihinde ilk baskısını piyasaya sürdü.
Politik gerilim türündeki kitap, yazarın ilk denemesi olmasına rağmen özellikle Çanakkale bölgesinde inanılmaz bir ilgi gördü. Satışa sunulduğu birçok yayın evinde hızla tükenirken, ulaşabilenler elden ele dolaştırmaya, bulamayanlar dilden dile kitabı konuşup anlatmaya başladı.
KİTAPTAKİ ŞİFRELER VE İPUÇLARI…
Kitabın gördüğü bu büyük ilginin ardında ki neden ise iddiaya göre yazılanların tamamının yaşanmış gerçeklerden oluşması. Yazar Seyfettin Demirkıran, her ne kadar; “Bu hikayede adı geçen bütün kişiler, yerler, olaylar ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür” dese de, kitapta yer alan isimlerin okuyuculara ip uçları verircesine benzerleriyle değiştirildiği ve olayların yaşanmış gerçeklerle örtüştüğü ileri sürülüyor.
Şifreleri kolaylıkla çözen yöre halkı, kitapta geçen konuların şahitler ve belgelerle desteklenen, hatta mahkeme yoluyla da tescillenen gerçek olaylar olduğunu iddia ediyor.
Kitap eleştirmenlerinin; “Bazı hikâyeler vardır; yalnızca anlatmaz, hesap sorar. Gölgede Kalanlar: Zeytin Sızısı işte tam da böyle bir roman” şeklinde ki değerlendirmesi ise adeta bu iddiaları destekliyor.

YOZLAŞMIŞ BİR SİYASETÇİNİN ANATOMİSİ…
Bir romandan çok itirafnameyi andıran “Zeytin Sızısı” kitabının ana karekteri olan Mimar Serkan, hikayeye göre milletvekilinin danışmanı tarafından Truva adında bir belediyeye transfer ediliyor. Ancak ilk andan itibaren, siyasi gücünü başkentte ki bakandan sonra ikinci adam konumunda ki “Üst düzey abisinden” alan başkanın gayri ciddi tavırları, keyfi kararları ve kanunsuz uygulamaları ile Mimar Serkan’ın aldığı devlet terbiyesi, iş ciddiyeti ve ahlaki değerleri çatışıyor.
Kitabın ana teması bir kasabada, imar rantı uğruna zeytin ağaçlarının kanunsuzca kesilmesiyle başlayan süreçte doğa kıyımı ve insanların susturulması ekseninde gelişiyor. Şahsi tanıdık, siyasi yakınlık ve ekonomik bağımlılıkla şekillenen ilişkiler çerçevesinde kaçak yapılara göz yumuluyor, sistemin dışında kalanlar yıkılıyor. İmar planlarında ve inşaat işlerinde ranta dayalı usulsüzlükler yapılıyor. Bağış adı altında milyon dolarlık rüşvet çarkı dönüyor. Seçimleri kazanmak için kanunsuzca seçmen transfer ediliyor. Fonlanan gazetecilerle rakipleri itibarsızlaştıracak algı operasyonları yönetiliyor. Adam kayırma ve torpil ise en basit sıradan işler olarak yer alıyor.
Bu rant çarkında dönen kirli menfaat düzenine kaşı çıkanlar ise tehdit, şantaj ve kumpaslarla susturuluyor, yalnızlaştırılıyor ve uzaklaştırılıyor.
BU BİR SON DEĞİL, BAŞLANGIÇ…
Kitap, yazarın hayal ürünü mü yoksa yaşadığı gerçeklerin bir bölümü mü henüz bilinmiyor ama Seyfettin Demirkıran ve kitapları daha çok konuşulacak gibi duruyor. Çünkü kitap,”Gölgede Kalanlar romanı yazarın ilk romanı olup seriler halinde devam edecektir” denilerek başlanıyor ve “Son değil Başlangıç” mesajıyla bitiyor.
Tıpkı Yayın Yönetmeni Emre Ulutaş’ın dediği gibi; ““Bu kitap, taraf tutmuyor. Ama tarafsız da kalmıyor. Çünkü bazı hikâyeler, tam da bu yüzden yazılır.”
