YAZ GELDİ… BİRAZ DİNLENELİM, BİRAZ KEŞFEDELİM

YAZ GELDİ… BİRAZ DİNLENELİM, BİRAZ KEŞFEDELİM
Yayınlama: 06.07.2026
Düzenleme: 06.07.2026
329
A+
A-

Bir eğitim öğretim yılını daha geride bıraktık.

Karneler verildi, sınıflar boşaldı, okul koridorlarının sesi azaldı. Çocuklar için özgürlüğün, öğretmenler için ise derin bir nefes almanın zamanı geldi.

Koşturmacalar arasında bazen bir kahveyi acele etmeden içebilmek bile lüks geliyor. Oysa yaz ayları bize bu küçük molaları hatırlatıyor. Gün içinde sürekli bir yerlere yetişmeye çalışıyoruz. İşte bazen hiçbir şey yapmadan oturmak da bir ihtiyaç.

Ben yaz aylarının bu anlamda çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Özellikle de Çanakkale’de yaşayanlar için… Çünkü bazen fark etmesek de yaşadığımız bu şehir insanın ruhunu dinlendirebilecek birçok güzelliği içinde barındırıyor.

Çocuklara sürekli üretmeyi öğretirken bazen dinlenmenin de değerli olduğunu unutabiliyoruz. Dinlenmek tembellik değildir. Dinlenmek, yeniden güç toplamaktır.

Bir ağaç gölgesinde kitap okumak…

Bir arkadaşla uzun uzun sohbet etmek…

Ertelediğimiz bir romanı okumak…

Sadece kendimiz için zaman ayırmak…

Bunların hepsi aslında yeni döneme yapılan yatırımlar.

 

Tabii bu arada dinlenmek demek bütün yazı evde geçirmek anlamına da gelmiyor. Tam tersine… Yaz, yaşadığımız şehri yeniden keşfetmek için çok güzel bir fırsat…

  • Güzelyalı’da gün batımını izlemeyeli ne kadar oldu?
  • Dardanos’ta deniz kenarında uzun bir yürüyüş yaptık mı?
  • Bozcaada’ya sadece bir günlüğüne gidip sokaklarında amaçsızca dolaştık mı?
  • Bir köy kahvesinde oturup yaşlıların anlattığı hikayeleri dinledik mi?
  • Ezine’nin köy yollarında ya da Bayramiç’in serin bölgelerinde küçük bir keşif yaptık mı?
  • Kaz Dağları’nın eteklerinde sadece yürümek için zaman ayırdık mı?
  • Yenice taraflarında akan suyun sesini dinledik mi?

Bazen yaşadığımız şehrin güzelliklerini görmek için turist olmak gerekiyor. Büyük planlara da gerek olmadığını düşünüyorum.

Bugünün çocukları çok hızlı bir dünyanın içinde büyüyor. Sürekli akan görüntüler, videolar, bildirimler ve ekranlar arasında dikkatlerini toplamakta zorlanıyorlar. Bu nedenle bazen en değerli etkinlik, hiçbir etkinlik planlamadan birlikte vakit geçirmek oluyor. Çocuklar da aslında bunu bize gösteriyor.

Çünkü çocuklar yalnızca anlattıklarımızdan değil, bizim yaşam biçimimizden de öğreniyorlar. Yaz tatili boyunca çocukların okuldan tamamen kopmaması gerektiğine de inanıyorum. Ama tabi bu okulu yaz boyunca eve taşımak anlamına da gelmiyor.

  • Bazen bir kitap okumak yeterlidir.
  • Bazen günlük tutmak…
  • Bazen bir gezi defteri hazırlamak…
  • Bazen gördüğü bir çiçeğin fotoğrafını çekip adını araştırmak…
  • Bazen de dedesiyle oturup çocukluğunu dinlemek…
  • Bazen mutfakta bir tarif denemek…
  • Bazen pazardan alışveriş yaparken hesap yapmak…
  • Bazen evin balkonunda yetiştirilen bir fesleğenin büyümesini gözlemlemek…

Çünkü öğrenme sadece sınıfta gerçekleşmez. Hayatın içinde de devam eder. Hatta çoğu zaman en kalıcı öğrenmeler orada gerçekleşir.

Bu nedenle ailelere küçük bir önerim var: Bu yaz çocuklarınızla birlikte bir “Çanakkale Yaz Defteri” hazırlayın:

  • Gittikleri yerleri yazsınlar.
  • Gördükleri ilginç şeyleri not etsinler.
  • Karşılaştıkları insanları anlatsınlar.
  • Denizin rengini tarif etsinler.
  • Bir gün batımını çizsinler.
  • Yedikleri en güzel dondurmayı yazsınlar.

Yapıştırdıkları bir yaprak, çizdikleri bir resim, yazdıkları birkaç cümle bile yeterli. Eylül ayında dönüp baktıklarında aslında ne kadar çok şey yaşadıklarını görecekler. Ve belki de yeni eğitim yılına başlarken öğretmenlerine anlatacak çok daha fazla hikayeleri olacak.

Şehrimiz için yeniden fark edilmenin zamanıdır. Belki de bu yazın sonunda hepimiz aynı şeyi fark edeceğiz:

“Bazen en güzel tatiller uzaklarda değil, yaşadığımız şehrin içinde saklıdır. Yeter ki bakmayı, dinlemeyi ve keşfetmeyi unutmayalım.”

İyi tatiller…

 

Ebru MUTLU ÖZDAMAR

Okul Öncesi Eğitimcisi

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

betnis giriş
betnis
yakabet giriş