Kepez’de yaşanan su sorunu karşılıklı açıklamalarla siyasi krize dönüştü. Aynı partiye mensup iki belediye kendi arasında anlaşamıyor diyerek sorunun Yeni Partili Çanakkale ve Kepez Belediye Başkanlarından kaynaklandığını ileri süren AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider’e, Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan’dan jet hızıyla yüksek tonda bir yanıt geldi.
Yetti sizin siyasetiniz diyerek sert bir çıkış yapan Arslan; “2023 yılından bu yana Kepez’in su sorunu için hiçbir şey yapmayanlar, bu sorunun çözümüne bir toplu iğne ucu kadar katkı sunmayanlar, bir gün olsun ‘Ne yapabiliriz?’ diye sormayanlar bugün ortaya çıkıp şov yapıyor, tribünlere oynuyor. Hatta Kepez’de su kesilsin de buradan siyasi rant devşirelim diye bekliyor “ dedi…
Yılan hikayesine dönen ve gün geçtikçe Türkiye’nin en büyük ilçesi olan Kepez’de yarattığı mağduriyet katlanarak artan su sorunu, bir kez daha siyasi gerilime dönüştü.
FARKLI PARTİLERDEN OLSALAR SİYASİ KAVGA VAR SANIRSINIZ…
İlk açıklama AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider’den geldi ve Devlet Su İşleri’nin üzerine düşeni yaptığını ifade ederek; “İkinci bir arıtma tesisi yapılması hem teknik olarak yanlış hem ekonomik olarak yanlış. Tek arıtma tesisinden Kepez Beldesi suya kavuşmalı. İkisi başka partilerden olsa siyasi kavga var diyeceksiniz. Aynı partiye mensup iki belediye kendi arasında anlaşamıyor. Barajdan suyu bir türlü çekemediler. Bir an önce aralarında anlaşsınlar sorunu çözsünler. Son tahlilde de çözemezlerse devlet aciz kalmaz. Gerekirse suyu biz DSİ olarak evlere dağıtırız” dedi.
KEPEZ MAHALLEMİZ OLSAYDI BUGÜN TARTIŞMAYACAKTIK…
Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek ise Çanakkale ile Kepez’in birleşmemesinin bir hata olduğunu savunarak; “Kepez bizim mahallemiz olsaydı bugün böyle bir konuyu tartışmayacaktık. 2 yıl önce meclisten kanun geçti. 5 kilometre mesafedeki belde belediyelerinin kapatılıp, ilçe belediyesine bağlanmasıyla ilgili. Bırakın 5 kilometreyi biz zaten iç içeyiz” dedi.
SUDAN SİYASİ RANT DEVŞİRELİM DİYE BEKLEYENLER VAR…
Su krizine ilişkin en sert açıklama ise Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan’dan geldi. Arslan zehir zemberek ifadelerle kendisini şu cümlelerle savundu;
“2023 yılından bu yana Kepez’in su sorunu için hiçbir şey yapmayanlar, bu sorunun çözümüne bir toplu iğne ucu kadar katkı sunmayanlar, bir gün olsun ‘Ne yapabiliriz?’ diye sormayanlar bugün ortaya çıkıp şov yapıyor, tribünlere oynuyor.
Atikhisar Barajı’ndan Kepez’e su verilmesinin önünü açmayanlar, sondaj havzamızı yeni ruhsatlara kapatanlar ve çözümün bütün yükünü belde belediyesinin üzerine bırakanlar bugün çıkıp su üzerinden siyaset yapıyor!
Hatta Kepez’de su kesilsin de buradan siyasi rant devşirelim diye bekleyenler var!
Buradan şov yapan herkese açıkça soruyorum:
Bugüne kadar Kepez’in su sorununun çözümü için ne yaptınız?
Hangi projeyi hazırladınız?
Hangi kuruma başvurdunuz?
Hangi kaynağı buldunuz?
Kepez’e su konusunda bir nokta ucu kadar katkınız oldu mu?
Biz ne yaptık, onu da açıkça anlatalım.
Kepez’in hızla büyüdüğünü, nüfusunun ve günlük hareketli nüfusunun her geçen gün arttığını görerek, mevcut artezyen kuyularımızla gelecekte su ihtiyacımızı karşılamamızın mümkün olmadığını çok önceden tespit ettik.
2021 yılından itibaren DSİ’ye Atikhisar Barajı’ndan ham su alma talebimizi ilettik.
Bununla da yetinmedik.
28 adet derin deşarj artezyen kuyusu ve 3 adet keson kuyu açtık.
Kepez’in ilk içme suyu paket arıtma tesisini kurduk.
Sondaj havzamıza toplama deposu ve terfi merkezi yaptık.
Kepez’in 103 kilometrelik içme suyu şebekesinde kayıp-kaçak, bakım ve kontrolleri gerçekleştirdik.
1.650 parselin abone bağlantılarını yeniledik.
Çünkü biz günü kurtarmayı değil, Kepez’in geleceğini düşündük.
Ancak 2023 yılından itibaren iklim krizinin etkileri, yağışların azalması ve yeraltı sularının giderek çekilmesi nedeniyle su kaynaklarımız üzerindeki baskı daha da arttı.
Mevcut kaynaklarımızın yetersizliği nedeniyle arıtma tesisimizi dahi yeterli kapasitede çalıştırmakta zorlandığımız dönemler oldu.
Bütün bu zorluklara rağmen şahsım ve ekibim gece gündüz çalışarak Kepez’de su kesintisi yaşanmaması için mücadele etti.
Şunu da açıkça ifade ediyorum:
Suyumuzun kalitesini savunmuyorum.
Ancak bütün bu ağır şartlara rağmen, çok yoğun tüketimin yaşandığı birkaç gün dışında Kepez’de su kesintisi yaşatmadık.
Peki siz ne yaptınız?
Biz DSİ’nin kapısını çaldık.
Biz projeler hazırladık.
Biz toplantılar yaptık.
Biz kurumların kapısını aşındırdık.
Biz çözüm aradık.
Ve bugün Kepez’in gelecekteki su ihtiyacını güvence altına almak için Atikhisar Barajı’ndan ham su getirilmesi projesini hayata geçirmek üzere önemli bir noktaya geldik.
Şimdi yıllardır ortada olmayanların, bugün vatandaşımızın yaşadığı sıkıntı üzerinden su siyaseti yapmasını kabul etmiyoruz.
Kepez’in suyunu siyasi şov malzemesi yapmayın!
Kepez’in suyu hepimizin meselesidir.
Gerçekten katkı sunmak isteyen herkese kapımız açık.
“Ne yapabiliriz?” diye soran herkese birlikte çalışmaya hazırız.
Ama hiçbir şey yapmadan, çözüm için tek bir adım atmadan, vatandaşımızın yaşadığı sıkıntı üzerinden siyasi hesap yapanlara da söyleyecek tek bir sözümüz var:
YETTİ SİZİN SİYASETİNİZ!
Su üzerinden siyaset yapan herkes, bugüne kadar Kepez için ne yaptığını tek tek açıklasın.
Hangi tarihte hangi kuruma başvurdunuz?
Hangi projeyi hazırladınız?
Hangi kaynağı buldunuz?
Kepez’in su sorununa hangi somut katkıyı sundunuz?
Biz yaptıklarımızı tarihleriyle, projeleriyle, yatırımlarıyla ortaya koymaya hazırız.
Siz de yaptıklarınızı ortaya koyun.
Milletin derdi üzerinden siyaset yapmak kolaydır.
Zor olan sorumluluk almaktır.
Zor olan taşın altına elini koymaktır.
Zor olan çözüm üretmektir.
Biz taşın altına elimizi koyduk ve koymaya devam edeceğiz.
Biz polemik değil, çözüm üretiyoruz.
Biz şov değil, hizmet yapıyoruz.
Biz günü değil, Kepez’in geleceğini düşünüyoruz.
Kepez’in suyunu siyasi şovlara değil;
akla, bilime ve çözüme emanet edeceğiz.”
